Sigarayı bırakma yöntemleri

Sigarayı bırakmak istiyorsunuz ama bir türlü bırakamıyorsunuz. İşe sigara içmeyi azaltarak başlayabilirsiniz. İsteyerek ve istemdışı olarak sigarayı azaltabilir ve tamamen bırakabilirsiniz.

  • Öncelikle sigarayı birer paket birer paket alın. Yedek paket veya kartonla sigara almayı bırakın.
  • Herzaman kullandığınız markayı değilde size tadı nispeten daha kötü gelen bir markayı alın. Bu işinizi kolaylaştıracaktır.
  • Sigara içmek istediğinizde bunu biraz geciktirin. Her sigarayı bir saat geciktirmeniz günlük içtiğiniz sigara sayısını düşürecektir.
  • Sigarayı bitmeden söndürün. Hatta yarım yarım için.
  • Sigara içmek için farklı bir oda kullanın. Hatta orada olmaktan memnun olmadığınız bir yerde sigara için.
  • Sigara paketini kolay ulaşabileceğiniz bir yere veya sürekli koyduğunz cebinize koymayın. Ters taraftaki cebinize, kullanmadığınız bir çekmeceye veya uzak bir yere koyun. Böylece her bilinçdışı sigara yakmak istediğinizde, farkına varırsınız.
  • Kül tablanızı sık boşaltmayın. Hergün ne kadar sigara içtiğinizi kül tablasından görün.
  • Alternatif şeyler kullanın, sigara içmek aklınıza geldiğinde su veya meyve suyu için, birşeyler yeyin.
  • Sigarayı azaltmak bırakmak demek değildir. Bu nedenle bırakmak için kendinize bir tarih belirleyin.

Cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler

Bir çoğumuz güzelliğimiz ile ilgili ufak tefek hatalar yapmışızdır? Hatta en kusursuz cilde sahip olduğunu düşündüğümüz insanlar bile bazen sivilceleri ile uğraştıklarını söyler ya da makyajlarını temizlemeden yattıklarından bahsederler. Bu küçük hatalar çoğu zaman kısa vadede pek rahatsızlık vermez fakat uzun süre tekrarlanırlarsa etkilerini yüzünüzde görmeniz kaçınılmaz olur. İşte genellikle yapılan hatalar:

1. Hata

Yüzünüzdeki sivilceyi fark ettiğinizde kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.

Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.

Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi, bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın; bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.

2. Hata

Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.

Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde ‘nemlendiricidir’ yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.

Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.

3. Hata

Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.

Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinizin yumuşak ve dirençli yapan elastinini bozup, cildinizde erken yaşlanmayı tetikleyen ve cildin kendi kendini yenileme özelliğini etkileyen zararlı yapılar oluşturur.

Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da içenlerden uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminlerini içeren antioksidan özellik taşıyan bir nemlendirici kullanın.

4. Hata

Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.

Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılması manasında cildiniz için yaralı olabilir. Ancak fazlası kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.

Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinize yardımda bulunun.

5. Hata

Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?

Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Ve fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt teninize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve bunlarla iyi makyaj yapmak pek mümkün olmaz. Çünkü kılları birbirlerinin üstüne yığılmıştır. Bu da teninizde ve makyajınızda lekelere yol açar.

Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Ama bırakın makyaj fırçalarını yıkamayı, ikinci bir kat maskara atmaya bile zamanı olmayanlar için çabuk çözümler de mevcut. Örneğin Clinique’inki gibi anti mikrobik teknoloji kullanılarak probleme kökten çözüm getirmek için tasarlanan fırçalar.

Besinlerin kalori değerleri

Etler

biftek (ızgara) 100 gr 278
tavuk (ızgara) 100 gr 132
tavuk göğsü (haşlanmış) 100 gr 150
kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282
kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232
salam 100 gr 446
sosis 100 gr 295

Deniz Ürünleri

midye 1 adet 9
istiridye 1 adet 6
karides 1 adet 144
somon füme 100 gr 171
ton balığı 100 gr 121

Sebzeler

domates 1 adet 14
enginar 1 adet 10
patlıcan 1 adet 28
taze fasulye 100 gr 90
brokoli 100 gr 35
brüksel lahanası 100 gr 35
kabak 100 gr 25
havuç 100 gr 35
karnabahar 100 gr 32
kereviz 100 gr 18
salatalık 1 adet 11
marul 100 gr 15
mantar 100 gr 14
soğan 100 gr 35
bezelye 100 gr 89
taze yeşil biber 120 gr 15
patates (haşlama) 100 gr 100
ıspanak 100 gr 26
lahana 100 gr 20

Meyveler

elma 1 adet 60
kayısı 1 adet 8
muz 1 adet 100
kiraz 100 gr 40
hurma 1 adet 15
incir 100 gr 41
incir (kuru) 100 gr 59
greyfurt 1 adet 60
portakal 1 adet 50
kivi 1 adet 34
mandalina 1 adet 50
karpuz 100 gr 19
kavun 100 gr 18
şeftali 1 adet 60
armut 1 adet 70
erik 1 adet 8
üzüm 100 gr 57
çilek 100 gr 26

Tahıllar

1 dilim beyaz ekmek 28 gr 90
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60
1 dilim kızarmış ekmek 15 gr 35
1 adet kruasan 200 gr 200
bisküvi 100 gr 470
mercimek (kuru) 100 gr 314
arpa (kuru) 100 gr 367
bulgur (kuru) 100 gr 371
kuskus (kuru) 100 gr 367
mısır (kuru) 100 gr 342
buğday (kuru) 100 gr 364
susam 100 gr 589
makarna (kuru) 100 gr 339
makarna (haşlanmış) 100 gr 85
pirinç (kuru) 100 gr 357
pirinç (haşlanmış) 100 gr 125

Süt ve Yumurta Ürünleri

yoğurt (yağlı) 100 gr 95
süt (yağlı) 100 gr 68
yoğurt (yağlı,meyveli) 100 gr 125
beyaz peynir (yağlı) 100 gr 275
kaşar peyniri (yağlı) 100 gr 413
parmesan peyniri (yağlı) 100 gr 440
yumurta 1 adet 80
yumurta akı 1 adet 15
yumurta sarısı 1 adet 65

Yağlar

tereyağı 28 gr 206
margarin 28 gr 204
sıvı yağ 28 gr 130

Kuruyemişler

badem 100 gr 600
hindistancevizi 100 gr 603
fındık 100 gr 650
fıstık 100 gr 560
çam fıstığı 100 gr 600
ceviz 100 gr 549
patlamış mısır 100 gr 478
kabak çekirdeği 100 gr 571
ay çekirdeği 100 gr 578

Niçin gıdıklanırız?

Bazıları çok kolay gıdıklanırken bazıları etkilenmez. Başkalarının hassas dokunuşları bizi gıdıklar ve hatta bazen dokunulmadan bile gıdıklanırız. Gıdıklanmak kimi zaman rahatsız edici kimi zaman eğlendirici olabilir.

Gıdıklanınca, derinin yüzeyindeki küçük sinir lifcikleri harekete geçer. Özellikle tüyle okşama, böcek yürümesi gibi olaylara hassas olan bu lifcikler, sinyalleri beyne gönderirler. Ancak araştırmacılar bu sinyallerin beyinde nereye kaydedildiğinden emin değiller. Beyinin gıdıklanmaya tepkisi, kaşınmaya olan tepkisi gibi, gönülsüz yapılan bir tepkidir.

Gıdıklama ile kan basıncı artarken, nabız ve kalp atışı hızlanır, beynin uyanıklığı fazlalaşır. Gıdıklanmanın fiziksel olduğu kadar psikolojik yanı da vardır. Gıdıklanma başlangıçta zevkli olabilirse de sürdürüldüğünde korku ve paniğe dönüşebilir.
İnsanların daha çok gıdıklandıkları yerler, ayak altı, avuç içi ve koltuk altı gibi bölgelerdir. Bunun nedeni, buraların çok hassas bölgeler olmalarıdır.

İnsan beyni vücuda gelen uyarıların hangisinin insanın bizzat kendisinden, hangisinin dışarıdan geldiğini ayırt eder ve ona göre öncelik verir. Örneğin, elimizin yanması gibi acil refleks gerektiren dışarıdan gelen uyarılara öncelik verir. Bu nedenle bir başkası tarafından gıdıklandığımızda reaksiyon gösteririz ama kendi kendimizi gıdıklamaya çalıştığımızda beyin bu noktalardaki hassasiyeti azalttığından gıdıklanamayız.