Bitki Ve Hayvan Hücresi Arasındaki Farklar

Isik mikroskobunda yapilan gözlemlerde bile bitki ve hayvan hücresi arasindaki farklar izlenebilir.
Asagidaki tablodan da görülebilecegi gibi bitki hücresinin çeperinde selüloz vardir. Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayaniklilik ve sekil verir. Hücre çeperi vakuollesen protoplastlarin yüksek osmotik basincina karsi koyar. Turgor ve hücre zari arasindaki dengeyi saglar ve hücrenin patlamasini önler. Hayvan hücresi ise degisken sekillidir.
Bitki ve hayvan hücresi genelde ayni organellere sahiptir. Bunlardan çekirdek ve mitokondriler çift tabakali membran tasir.
Plastid membrani da çift tabakalidir ve sadece bitki hücresinde vardir. Bitki hücresinde olupta hayvan hücresinde olmayan bir diger organel de merkezi vakuol (büyük koful) dür. Tek tabakali membran tasiyan endoplazmik retikulum (ER), diktiyozom, lizozom ve küçük vakuoller hem bitki hemde hayvan hücresinde görülür. Ribozom membransiz olup her iki hücre tipinde de görülür. Sentriyoller hayvansal hücrelerin çogunda bulunur fakat bitkilerde bulunmaz.

bitki hücresi:
+ hücre çeperi bulunur.
+ sitoplâzmada plastitler vardır.
+ kofullar çok ve büyüktür.
+ lisozom ve sentrozom bulunmaz.
+ anket yapamaz.

hayvan hücresi:
+ hücre çeperi bulunmaz.
+ plastitler yoktur.
+ kofullar az ve küçüktür.
+ lisozom ve sentrozom bulunur.
+ anket organeli bulunur.

11/3/2008
HÜCRE

Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye "göze" de denir.

 Bitkisel ve hayvansal her organizma, hücre adı verilen yapı taşlarından oluşur.

 Hücreyi dış ortamdan ayıran, seçici geçirgen canlı yapı. Kalınlığı 12 nm'dir. İlk bilimsel model Danielli ve Dawson tarafından ortaya atıldı. Bu model uzunca bir süre benimsendi ancak bu model hücre zarının işleyişini açıklayamadı. 1972 yılında Singer ve Nicolson'ın akıcı - mozayik zar modeli ortaya kondu. Bu modele göre zarın yapısında %65 protein, %33 lipit, %2 karbonhidrat bulunur!

 

 

Mikroskopla bakıldığında hücrenin yapısı, keratin (kırmızı) ve DNA (yeşil)

 

Hücre zarının Yapısı

Hücre Çeşitleri

 Ökaryotik hücreler

 Ökaryotlar (Lat., Eukaryota), organel zarı bulunduran dolayısıyla çekirdek materyali hücrenin sitoplazmasına dağılmamış olduğundan da gerçek çekirdeğe sahip organizmaları kapsayan canlı âlemidir. Karyon Latincede çekirdek anlamını verir eu ön takısı da gerçek demektir.

 

Kalıtsal materyal, hücre içerisinde belirli bir zarla çevrilmiş çekirdeğin içinde bulunur. Kromozomlar DNA'dan ve proteinden oluşmuş olup, mitozla bölünürler. Sitoplazmalarında karmaşık organeller bulundururlar.

 Prokaryotlara göre çok gelişmişlerdir. Hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve protistler âlemlerini kapsar. 

Prokaryotik hücreler

 Bakteriler ve mavi-yeşil alglerdeki hücre tipleri bu gruba girer. Bunların çekirdek zarı ile çevrili çekirdekleri yoktur. Sitoplazmalarında mitokondri gibi zarlı organeller yoktur. Kalıtım maddesi olan DNA sitoplazma içerisine dağılmış durumdadır. Ribozomları vardır. Bu hücrelerin hayati faaliyetleri sittoplazmada ve hücre zarında gerçekleşir.

prokaryotik hücreler hayvansal hücrelerdir aynı zamanda bitkilerde ve insanlarda bulunur. 

Hücrenin Yapısı

  

Ökaryotik Hücre Yapısı: 1)Çekirdekçik 2) Çekirdek 3)Ribozom 4)Vezikül 5)Granüllü (Tanecikli)Endoplazmik Retikulum 6)Golgi Aygıtı 7)Sitoiskelet 8)Granülsüz (Düz)Endoplazmik Retikulum 9)Mitokondriler 10)Koful 11)Sitoplazma 12)Lizozom 13)Sentriyoller

 Hücre zarı

 Gözenekli ve yarı geçirgen yapıya sahiptir. Esas yapı taşları lipid ve proteinlerdir.Her hücrenin protein,yağ ve karbonhidrat oranları birbirlerinden farklı olduğu için zar hücreye özgüdür Hücreye gelen bütün kimyasal maddeler ve elektriksel iletiler hücre zarı ile alınır.Hücre zarının yapısında protein,yağ ve karbonhidrat bulunur. Hücre zarının görevleri:

Stoplazmayı çevreliyerek hücreye şekil verir ve dağılmasını engeller.

Madde alış verişini düzenler.

Ozmatik dengenin düzenlenmesinde görev alır.

Salgı görevi vardır.

Enzimleri taşıyıcı görevi vardır.

Uyarı iletimi yapar.

 Sitoplazma

 Büyük oranda sudan ibaret olduğu halde ne sıvı ne de katı özellik gösterir yani KOLLOİDAL yapıdadır. Sitoplazma çözünmüş ve dağılmış tanecikler içerir. Bu çözünen taneciklerin miktarı hücre türüne göre değişiklik gösterir.İçinde bulunan organeller şunlardır:

endoplazmik retikulum

mitokondri

lizozom

ribozom

golgi aygıtı

plastitler

pronoplast

koful

 Çekirdek

 Tanecikli ve lifli bir yapıya sahiptir.Hücreyi yönetir. Çekirdek zarı, nükleoplazma, kromozom ve çekirdekçikten oluşmaktadır. Çekirdek zarı iki tabaka halinde ve çok gözenekli bir yapıya sahiptir. Nükleoplazma ise çekirdeğin özü olup özellikle protein ve tuzlar içerir. Çekirdeğin hücre bölünmesinde rolü vardır.

 Golgi aygıtı G.A.

 Zarımsı tüp ve keseciklerin biraraya gelmesiyle meydana gelir. Genellikle çekirdeğe yakındır. Bilhassa aktif salgı yapan bez hücrelerinde göze çarpar. Asıl görevinin hücrenin salgıladığı proteinleri depolamak olduğuna inanılmaktadır.paketleme ve salgı görevi yapar.Salgı bezlerinin hücrelerinde sayıları daha fazladır.Örnegin; ter bezlerinden ter,bunlar gibi örnekler.golgi aygıtı büyük çalışmalar sonucu bulunmuştur. MİTOKONTRİLER açığa çıkan enerji burada ATP (Adenozin TriFosfat) şekline çevrilir.Enerji üretir oksijenli solunum yapar.eneji üretmekte kullanılır. Plastitler  Yalnızca bitki hücrelerinde bulunurlar. Üç çeşidi vardır. • Kloroplastlar, yeşil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yeşil rengini bunlar verirler. Güneş ışığı karşısında su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir. • Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sarı renkte olanlara “ksantofil” , sarımsı kırmızı olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler. • Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nişasta depolarlar. Fotosentez sonucu oluşan glikoz, iletim sistemi aracılığıyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleşerek nişasta molekülleri meydana gelir. Nişastanın sentezi esnasında, su açığa çıkar. “n” sayıda glikoz molekülünün birleşmesi esnasında (n-1) sayıda H2O(su) molekülü açığa çıkar. Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.

 Mitokondriler

2-3 mikron uzunluğunda 0,5 mikron çapında elektron mikroskobuyla kolayca görülebilen elips biçiminde parçalardır. Sosis veya çomak biçimindedir. Mitokondrinin yapısında 2 zar bulunur. Hücrenin enerji meydana getirici üniteleridir. Hücre solunumunun sitrik asit devri (Krebs çemberi) burada gerçekleşir. Organik moleküllerden kimyasal bağların kopmasıyla açığa çıkan enerji burada ATP (Adenozin TriFosfat) şekline çevrilir.Enerji üretir oksijenli solunum yapar.eneji üretmekte kullanılır.

 Plastitler

 Yalnızca bitki hücrelerinde bulunurlar. Üç çeşidi vardır.

Kloroplastlar, yeşil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yeşil rengini bunlar verirler. Güneş ışığı karşısında su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir.

Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sarı renkte olanlara “ksantofil”, sarımsı kırmızı olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler.

Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nişasta depolarlar. Fotosentez sonucu oluşan glikoz, iletim sistemi aracılığıyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleşerek nişasta molekülleri meydana gelir. Nişastanın sentezi esnasında, su açığa çıkar. “n” sayıda glikoz molekülünün birleşmesi esnasında (n-1) sayıda H2O(su) molekülü açığa çıkar. Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.

 Ribozom  

Endoplazmik retikulum kanalcıkları boyunca sıralanmış ve sitoplazmada dağınık olarak bulunan protein sentezinin başladığı yapılardır. Yaklaşık 150 Angström çapındadırlar. Yapılarının % 65’i RNA (ribonükleik asit) ve % 35’i proteindir. Ribozom yardımı ile sentezlenen proteinler endoplazmik retikulum aracılığı ile hücre içi bölgelere veya hücre dışına iletilirler. Kısaca görevi protein sentezidir.

 

11/3/2008
MAYOZ BÖLÜNME

Hücrede kromozom sayısının yarıya indirgenmesi amacıyla yapılan bölünmeye mayoz veya redüksiyon bölünme deniir. Mayoz bölünmenin amacı gerçekte bir çoğalma değil, aksine eşeysel rekombinasyonları ve bunun sonucunda biyolojik çeşitliliği meydana getirmektir. Birbirini takibeden iki bölünme şeklinde olan mayozun birinci bölümünde kromozom sayısı yarıya iner, ikinci bölümünde ise tipik bir mitoz bölünme meydana gelir.

İNTERFAZ I

Mitoz bölünmede olduğu gibidir. Genetik materyal ve organeller kendini eşler.

PROFAZ I

Kromotin iplikler kısalıp, kalınlaşır ve belirgin kromozom şeklini alır. Kromozomlar üzerindeki kromerler belirgin hale gelir. Bu evreye Leptoten de denir. Çekirdek zarı yavaş yavaş erir ve sentrozomlar kutuplara doğru hareket eder.Homolog kromozomların her bir çiftinin yan yana gelip ve birbirinden ayrılmadan kalmalarına zigoten denir. Homolog kromozomlardaki bu protein eksenler birbirine enine protein köprülerle bağlanarak çok sağlam synaptonemal kompleksleri oluştururlar. Yapısında 4 kromotid bulunan bu komplekslere tetrad bu olaya da sinapsis denir. birinci profazın bu evresine ise Zigoten adı verilir. Sinaps sırasında kromozomlar hem kısalıp hem de kalınlaşırlar. bu evreye de Pakiten de denir. Bu sırada çok önemli bir olay olan krossing over başlar.

METAFAZ I

Mitozda bir çift ikiz kromotid ihtiva eden homolog kromozomlardaki her bir kromozomun hücrenin ekvator tablasın a hareket etmesine karşılık, mayoz bölünmede ekvator tablasında yer alan kromozomlar 2 homolog kromozom çifti halindedir ve her birinde ikişer hibrid kromotid bulunmaktadır.

ANAFAZ I

Bu safhada profazın ortalarında birbirine sinaps yapan homolog kromozomlar birbirinden ayrılmaya başlarlar.Hibrid kromotidleri ihtiva eden her bir kromozomun iğ ipliklrine takılıp kutuplara doğru hareket etmesiyle birinci anafaz son bulunur.

TELOFAZ I

Bu safha tümüyle mitoza benzer tek fark ise mitozda yeni teşekkül eden çekirdekte ana hücreninkine eişt sayıda kromozom bulunmasına karşılık mayoz bölünmede bu kromozom sayısı yarya inmiştir. Mitoz bölünmedeki her bir kromozom bir kromotid kromozomdur. Halbuki mayozdakiler bir çift hibrit kromatid ihtiva eden kromozomlar halinde bulunurlar.

Mayoz II Profaz II

Birinci bölünmenin telofozı ile ikinci bölünmenin arasında bir dinlenme devresi olmadan çekirdek zarı parçalanır. Birinci iğ iplikçiklerinin doğrultusunu dik yeni iğ iplikçikleri oluşur.

Metafaz II Her oğul hücrenin haploıd (n) kromozomu ekvatoral düzlem üzerinde dizilir. Bu evrede kromozomlar ikili görülür. Anafaz II

Ekvatoral düzlem üzerinde dizilmiş olan diatlar sentromerlerinin uzunlamasına bölünmesiyle birbirinden ayrılırlar. Her kromatid anafaz kromozomu halinde kutuplara çekilir.

Telofaz II

Kromozomların helezonları açılır, dolayısıyla görünmez olurlar. Çekirdek zarları oluşur sitoplazma bölünür. Böylece bir hücreden 4 tane haploid hücre meydana gelir.

* Sitoplazma bölünmesi

Hayvansal hücrelerde: Çekirdek bölünmesi tamamlandıktan sonra sitoplazma ortadan boğumlanarak ikiye bölünür ve iki ayrı hücre oluşmuş olur.

Bitkisel hücrelerde: Oluşmuş olan iki çekirdekli hücrenin ortasında bir orta lamel (ara lamel) oluşur ve hücre duvarına kadar ulaşır. Dolayısıyla birbirine bitişik iki hücre oluşur.

Mayoz bölünme sonucunda n kromozomlu 4 hücre (gamet)oluşur.

 

11/3/2008
Mitoz Bölünme

Mitoz bölünmenin baslangicini saptamak olanaksizdir. Fakat hücrede bazi degisiklikler olur; hücre içerigi jel haline geçer, metabolizma durur, çekirdegin hacmi hizla büyür. Kromatid iplikleri belirginlesir ve boyanmaya baslar. G2 evresinin tamamlanmasi, kromozomlarin türlere özgü sekil ve sayiyi kazanmasiyla mitoz bölünmeye geçilir. Isik mikroskobunda kromozomlar artik rahatlikla görülebilir. Bu süre yaklasik bir saat sürer. Bu evredeki hücreler küre seklindedir ve etrafindaki cisimlere kuvvetle baglanmamistir. Mitoz bölünme; profaz, metafaz, anafaz ve telofaz diye dört evreye ayrilir.

 

Profaz
Baslangicinda çekirdek içinde ince uzun kromatid iplikleri halinde görünen kromozomlar, yavas yavas helozon seklinde kivrilarak kalinlasmaya baslar ve görülebilir duruma geçer. kalinlasma ve kisalma anafaza kadar devam edebilir. Bu arada es kromozomlar birbirlerinden fark edilemeycek kadar sikica baglidirlar. Bu evrede birbirine sentromerlerle baglanmis olarak duran kromozomlarin her birine kromatid denir. Sentrozomlar ayrilarak her biri bir kutba gitmeye baslar ve aralarinda ig iplikleri olusur. Profazin sonuna dogru ig iplikleri ile kromozomlar arasinda baglanti kurulurken, sentrozomlardan hücre zarina uzanan ig iplikleri de olusur ve çekirdek zari eriyerek kaybolur, kromozomlar sitoplazma içerisine dagilir.
Metafaz
Kromozomlar çok kere bir çember gibi, bazen de karisik olarak ekvatoral düzlem üzerinde dizilirler. Genellikle küçük kromozomlar merkezde, büyükler çevrededir. Dizilis türlere özgü bir özellik gösterir. Kromozomlar esit olarak kutuplara çekileceginden, ortada belirli bir denge kurulana kadar beklenilir.
Profaz 30-60 dakika sürmesine karsilik, metefaz ancak 2-6 dakika sürer. her bir kromozomun sentromeri belirgin olarak ikiye bölünür ve kromatidler tam olarak birbirinden ayrilir.


Anafaz
Ekvatoral düzlemdeki kardes kromozomlar kutuplara bu evrede tasinirlar. Kasilma özelligi olan sentrozomlarin ig iplikleri sayesinde kromozomlarin yarisi bir kutba, diger yarisi öbür kutba gider. Kromozomlarin kutuplara ulasmasiyla bu evre sona erer.
Bitki hücrelerinde sentrozom bulunmadigi için kromozomlarin tasinmasi sitoplazma hareketleriyle ve sitoplazma kökenli ig ipliklerinin yardimiyla olur. Bu evre de yaklasik olarak 3-15 dakika sürer.
Telofaz
Kromozomlar daha az boyanmaya baslar. Çekirdek zari yavas yavas olusur. Kromozomlar uzayip incelmeye baslar. Bölünme açisindan çekirdek dinlenmeye geçerken, hücre metabolizmasi aktif hale geçer. Bu evrenin olusumu sürerken bir yandan da sitoplazma bogum yapmaya baslar. Ig ipliklerine dik olarak bogumlanan sitoplazmanin o bölgede jel hale geçerek iki ogul hücrenin stoplazmasini ayirdigini ileri süren görüslerde vardir. Stoplazmanin bogumlanarak ayrilmasi sürecine sitokinez denir. Telofazin baslangicindan iki yeni hücrenin olustugu ana kadar geçen süre 30-60 dakikadir.

Yorum Yaz